Murat Keskin
04/Aug/2008, 14:18
http://www.resimupload.gen.tr/images/ylbvey9t8cjidt7je0.jpg (http://www.resimupload.gen.tr/)
Gazi Mustafa Kemâl Atatürk’ün yazmış olduğu Nutuk, Cumhuriyet Halk Fırkası’nın ikinci Büyük Kongresi’nde 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında bizzat kendisi tarafından 6 gün içinde 36 saat, 33 dakikada okunmuştur. Nutuk, bir tarih yazıcısı tarafından değil o olayların içinde bizzat bulunmuş bir tarih yapıcısı tarafından kaleme alınmış olması özelliği ile Türkiye Cumhuriyeti tarihi için çok önemli bir kaynak eser özelliği taşımaktadır. Nutuk “19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktım” cümlesiyle başlamakta ve “Gençliğe Hitabe” ile bitmektedir. Atatürk’ün mesai arkadaşlarından ünlü yazar Falih Rıfkı ATAY Nutuk’un hazırlanışı sırasındaki bir hatırasını şöyle anlatmaktadır: “Atatürk, çalışma odasında yan ayak üstü, yan oturarak ve yüzlercesi arasından vesikalar ayırarak, Nutkunu dikte ederdi. Yorulan değişirdi. Bir defasında genç bir arkadaşı baygınlık geçirmişti. Akşama doğru bir banyo aldıktan sonra, hiç dinlenmeden sofraya iner, o gün yazdıklarını bize okur veya okutur, hadiseler üzerinde terütaze bir muhakeme ile tartışmalar yapardı.”1 Gazinin kaleme aldığı Nutuk, 19 Mayıs 1919 ile 20 Ekim 1927 tarihleri arasındaki olayları anlatmaktadır.
Gazi Mustafa Kemâl Atatürk’ün yazmış olduğu Nutuk, Cumhuriyet Halk Fırkası’nın ikinci Büyük Kongresi’nde 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında bizzat kendisi tarafından 6 gün içinde 36 saat, 33 dakikada okunmuştur. Nutuk, bir tarih yazıcısı tarafından değil o olayların içinde bizzat bulunmuş bir tarih yapıcısı tarafından kaleme alınmış olması özelliği ile Türkiye Cumhuriyeti tarihi için çok önemli bir kaynak eser özelliği taşımaktadır. Nutuk “19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktım” cümlesiyle başlamakta ve “Gençliğe Hitabe” ile bitmektedir. Atatürk’ün mesai arkadaşlarından ünlü yazar Falih Rıfkı ATAY Nutuk’un hazırlanışı sırasındaki bir hatırasını şöyle anlatmaktadır: “Atatürk, çalışma odasında yan ayak üstü, yan oturarak ve yüzlercesi arasından vesikalar ayırarak, Nutkunu dikte ederdi. Yorulan değişirdi. Bir defasında genç bir arkadaşı baygınlık geçirmişti. Akşama doğru bir banyo aldıktan sonra, hiç dinlenmeden sofraya iner, o gün yazdıklarını bize okur veya okutur, hadiseler üzerinde terütaze bir muhakeme ile tartışmalar yapardı.”1 Gazinin kaleme aldığı Nutuk, 19 Mayıs 1919 ile 20 Ekim 1927 tarihleri arasındaki olayları anlatmaktadır.