PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hayati tehlikeye rağmen hasta tedaviyi reddedebilir mi? - Mehmet Kaymakçı


everekli38
01/Aug/2008, 22:53
Hayati tehlikeye rağmen hasta tedaviyi reddedebilir mi?

Mehmet Kaymakçı
Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü Hasta Hakları Şube
Müdürü


"112 Acil Servis görevlilerince hastaneye getirilen kadın hasta, acil
olarak hastaneye yatırılmıştır. Hastanın sağ alt ekstremitesinde
(bacağında) diz altı bölgede yaygın yumuşak doku enfeksiyonu,
osteomiyelit (kemik ve kemik iliği enfeksiyonu) ve nekroz mevcuttur.
Hastaya ilk geliş anından itibaren acil operasyon gerektiği ve bacak
amputasyonu (bacağın kesilmesi) yapılmasının gerektirdiği ve bu
işlemin geciktirilmesinin de hayati tehdit edebileceği anlatılmıştır.
Hastaya anestezi öncesi gerekli konsultasyon istenmiş ve tetkikler
yapılmıştır. Ancak hastanın hastane içerisinde naklini gerektiren bazı
tetkikler hastanın reddetmesi nedeniyle yapılamamıştır. Hastanın
günlük takibi tıbbi gereklere uygun olarak sürdürülmüş olup ayrıca
psikiyatri konsultasyonu ile akli durumunun normal olduğu teyit
edilmiştir. Hastanın yakınlarına ulaşılması amacı ile hastane sosyal
hizmet uzmanlarınca yoğun çaba harcanmış ve bu çaba sonucunda polis
tarafından hasta yakınları bulunmuş ve kendileri ile görüşülmüştür.
Hasta yakınlarının kendilerinin ifadesi ile "hastayla
ilgilenmeyecekleri ve bir daha hasta ile ilgili olarak aranmamaları ve
rahatsız edilmemeleri" gerektiği söylenmiştir. Hasta yattığı tarihten
bu yana son 4 gündür, her gün acil ameliyat edilmesi gerektiği
anlatılmış ve ancak yakınlarının gelmesinden sonra ameliyat olmak
istediği cevabı alınmıştır. Hastanın mevcut sağlık sorunları nedeniyle
gecikmeksizin diz üstü amputasyonu gerekmektedir. Gecikme sebebi ile
oluşabilecek hayati komplikasyonlar kendisine anlatılmıştır. Hiçbir
yakının gelmeyeceği de kendisine belirtilmiştir. Hastanın tedavisinin
devamı kendi izni olmadan yapılamamaktadır."

Yukarıda anlatılan vaka bir devlet hastanesinde gerçekleşmiştir.
Hastanın kendisine yapılması gereken cerrahi müdahaleye rıza
göstermediği belirtmektedir. Hayati tehlikeye rağmen gerçekten hasta
kendisine yapılması gereken tıbbi müdahaleyi reddedebilir mi? Bu
soruya cevap vermeden önce mevzuatımızda ve uluslar arası mevzuatta
tedaviyi reddetme hakkı nasıl düzenlenmiş ona bir bakalım.

Türk Ceza Kanununa göre; Prof. Dr. Hakan HAKERİ'nin yapmış olduğu
değerlendirmede "... kişinin kendi geleceğini belirleme hakkı
bulunduğundan, hasta kimseler tedaviyi reddetme hakkına da sahiptir.
Dolayısıyla, tedaviye devam edilmesini istemeyen bir hastanın
tedavisini yapmayan, yani pasif bir tutum takınan hekim öldürme
suçundan dolayı sorumlu tutulamaz. Kimse tedavisi için zorlanamaz."
demektedir.

Hasta Hakları Yönetmeliği'nde de bu konu ayrıntılı bir şekilde
düzenlenmiştir; "Tedaviyi Reddetme ve Durdurma: Madde 25- Kanunen
zorunlu olan haller dışında ve doğabilecek olumsuz sonuçların
sorumluluğu hastaya ait olmak üzere; hasta kendisine uygulanması
planlanan veya uygulanmakta olan tedaviyi reddetmek veya
durdurulmasını istemek hakkına sahiptir. Bu halde, tedavinin
uygulanmamasından doğacak sonuçların hastaya veya kanuni
temsilcilerine veyahut yakınlarına anlatılması ve bunu gösteren yazılı
belge alınması gerekir. Bu hakkın kullanılması, hastanın sağlık
kuruluşuna tekrar müracaatında hasta aleyhine kullanılamaz."

İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi; "Madde 5 - Genel Kural: Sağlık
alanında herhangi bir müdahale, ilgili kişinin bu müdahaleye özgürce
ve bilgilendirilmiş olarak muvafakat vermesinden sonra yapılabilir. Bu
kişiye, müdahalenin amacı ve niteliği ile sonuçları ve tehlikeleri
hakkında önceden uygun bilgiler verilmelidir. İlgili kişi,
muvafakatını her zaman, serbestçe geri alabilir."

Lizbon Bildirgesi; "Hasta, yeterli ölçüde bilgilendirildikten sonra
tedaviyi kabul ya da ret etme hakkına sahiptir."

Bali Bildirgesi; "Kendi kaderini belirleme hakkı: Hasta kendi kaderini
belirleme ve kendisi ile ilgili özgürce karar verebilme hakkına
sahiptir. Hekim hastayı verdiği kararların sonuçları hakkında
bilgilendirmekle yükümlüdür. Zihinsel yeterliliği olan erişkin bir
hasta herhangi bir tanı veya tedaviye yönelik girişimi onaylama veya
kabul etmeme hakkına sahiptir. Hastanın kendi kararını verebilmesi
için gerekli şekilde bilgilendirilmeye hakkı vardır. Hasta uygulanacak
test veya tedavinin amacının ne olduğunu, bunun sonuçlarının ne
olabileceğini, tedaviyi kabul etmeme durumunda olabilecekleri açık bir
şekilde anlamalıdır."

Amsterdam Bildirgesi; "Hasta tıbbi girişimi reddetme veya durdurma
hakkına sahiptir. Reddedilen veya durdurulan tıbbi girişimin
getireceği sonuçlar hastaya dikkatli bir şekilde açıklanmalıdır."

Hasta Hakları Avrupa Statüsü; "Hastanın tedavi veya tıbbi müdahaleye
itiraz etme hakkı veya tedavi sürecinde kararını değiştirip devam
edilmesine karşı itiraz etme hakkı vardır."
Son söz olarak yaptığımız görüşmede Prof. Dr. Hakan HAKERİ'nin konuyla
ilgili değerlendirilmesi ise şöyle olmuştur; "Hasta bilinci açık, aklı
başında, iradesini doğru bir şekilde belirleme yeteneğine sahip ise,
bütün rizikolar anlatılmasına rağmen tıbbi müdahaleyi reddetme hakkına
sahiptir. Bu hastaya asla müdahale edilemez, bilinci açık olduğu
müddetçe. Aksi durumda, hekimler suç işlemiş olurlar. O nedenle suç
işlememek için müdahale etmemek gerekir. Ancak sonradan ihmal
iddiasıyla da karşı karşıya kalmamak bakımından, ayrıntılı bir
aydınlatma formu hazırlayıp, tamamen matbu olmayacak, boşlukları
olacak, hastanın sorduğu sorular ve cevaplar yazılacak bu boşluklara.
Sonra bu forma rizikolar ayrıntılı yazılmalı. Hastanın anlayıp kabul
ettiğini belirtmesi, mümkünse hasta yakınlarından iki şahit ile (şart
değil, ama sağlam olması bakımından) imzalaması gerekir."

saglicaklakal.com

ATT_GAMZE
01/Aug/2008, 23:37
ya kötü bir durum arada kalınabilecek bir durum ....emegine saglık ahmet.

Chatlak_ATT
28/Aug/2008, 15:38
Bu soruyu hoca sözlüde sormuştu bana ... neyse artık bida böyle bi soru gelirse daha güsel bi cvp verebilirim..Teşekkürler...